Make your own free website on Tripod.com

62. el-Mümîtü (hayatı alan, öldüren):

 

Dünyadaki bütün canlılar, belirli bir ömre sahiptir. Mikroptan file, ottan elma ağacına kadar her canlı varlık, ömrünü tamamlayınca mutlaka ölmektedir. Oysa insanın içerisinde bir ebediyet özlemi bulunmaktadır. Bu nedenle ölüm insanda büyük bir kaygıya neden olmaktadır. Ölüm düşüncesini hiçbir insan kolay kolay kabullenememektedir. Bunun bir nedeni de insanın ebedi yaşam için yaratılmış olmasıdır. Gerçekten ölüm olayı ile insan yaşamı görünüşte ortadan kalkıyorsa da aslında başka bir boyutta bu yaşam sürmektedir. Kabir ve berzah âlemi, kıyamette diriliş yeri, mahşer, cennet ve cehennem bu ebedi yaşamın devam eden yada edecek olan geçici yada daimi mekanları olmaktadır. 

 

            Ölüm olayı İslam dinine göre Allah’ın (c.c.) emri ile gerçekleşir. Kazalar, hastalıklar aslında birer perdedir. Azrail de sadece vadesi dolan insanın canını almada görevli bir melektir. Aslında her şey Allah’ın (c.c.) izni ve yaratmasıyla meydana gelmektedir. Bu nedenle ölen kimse için “Allah’ın rahmetine kavuştu.” derler. Allah’ın (c.c.) bazı insanlara uzun, bazılarına da kısa ömür vermesi hikmetini ancak ahirette tam olarak anlayabileceğimiz bir rahmettir. Allah (c.c.), ölüm gibi kimsenin hoşlanmadığı bir olayı rahmetiyle gerçekleştirmektedir.

 

El- Mümîtu (c.c.), yüce Allah’ın (c.c.) dünya yaşamında ömrü tamamlananların canını alması anlamına gelir. Ölen mümin Allah’ın (c.c.) rahmetine kavuştuğu için ölüm aslında kutsal bir olaydır.

 

Ölümü çokça düşünmek hadislerde emredilmiştir. Tarikatlarda ölüm murakabesi önemli bir derstir. Allah (c.c.) ölümün ötesinde yer aldığına göre ölüm asıl sevgiliye ulaştıran bir köprüdür. Mevlana Celaleddin Rumi ölüme bu yüzden şeb-i arus (düğün gecesi) demiştir.

 

Ölümle yüzleşmeyen yaşamın ciddiyetini, önemini ve amacını kavrayamaz.

 

El- Mümît güzel ismi ile kula düşen görev, ölen her insandan bir ders çıkarıp sıranın da bir gün kendisine geleceğini düşünmesidir. Ayrıca kul ölüm olayı gelmeden önce her fırsatta tövbe ile yaşamına çeki düzen vermeli, Allah’ın (c.c.) emir, yasaklarına ve rızasına uygun yaşamalıdır. Ölümden sonrası için salih amellerle hazırlık yapmalıdır.