Make your own free website on Tripod.com

74. el-Evvelü(Öncesi olmayan ilk):

75. el-Âhiru(Sonrası olmayan son):

 

Aslında Allah’ın (c.c.) el-Evvel ve el-Âhir oluşu, biz zamanla kayıtlı insanlara göredir. Allah (c.c.) zaman kavramıyla kayıtlı olmadığına göre O her zaman vardır. O’na bir başlangıç ve son düşünülemez. Zaman da evren gibi yaratılmıştır. İnsanın belli bir zamanda doğması, büyümesi, olgunlaşması, ölmesi zaman kavramını bir doğa olgusu haline getirmiştir. Ama Allah (c.c.) doğmamıştır, değişmemiştir ve ölmeyecek diridir. O’nun katında geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman birdir.

 

Zaman kavramı ezeli değildir. Evrenle birlikte yaratılmıştır. Ayrıca zaman kavramı ebedi de değildir. Kıyametin kopması ile son bulacaktır. Ahiret için daimi bir mekanla (cennet ve cehennem) ebediyet yaratılmıştır.

 

İnsanın içerisinde bulunduğu madde âlemini aşıp Allah’ı (c.c.) düşünmesi ve O’na yönelmesi için çeşitli ibadetler konmuştur. Oruç, bedenin doğal ihtiyaçlarını gün boyunca kesmekle bunu gerçekleştirmeye çalışır. Oruçta yeme, içme, cinsel münasebet gibi nefsin maddi âlemle kurduğu doğal ilişki biçimi ilgili sürede askıya alınarak onun ötesinde ruhun ilahi aşkla gereksinim duyduğu Allah (c.c.) rızası boyutuna geçilmeye çalışılır. Zekat da madde âleminin simgesi olan para ile yapılan büyük bir kendini aşma çabasıdır. Hakeza namaz da müminin miracı olarak öteler ötesine, ilahi huzura  yönelmedir. Hac adeta ölüme ve ölümden sonrasına yapılan bir yolculuktur. Kısacası bütün ibadetlerle bu dünyadan, madde âleminden uzaklaşarak Allah’a (c.c.) yönelmeye çalışılır. İşte el-Evvel, el-Âhir güzel isimleri de dünyadan, madde âleminden kopuşun zaman boyutunu simgelemektedir.

 

El-Evvel, el-Âhir güzel isimleri ile insanın üzerine düşen görev şudur: İnsan evvelinin babanın sulbünde bir meni, annenin rahminde bir kan pıhtısı olduğunu, sonrasının da kabirde çürümüş bir kemik yığını olacağını unutmamalıdır. Bu dünyaya, madde âlemine gönlünü kaptırmamalıdır. Hem dünyayı, madde âlemini hem de geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanı aşmalı, ahirete, ebediyete, Allah’a (c.c.)  yönelmelidir.