Make your own free website on Tripod.com

84. er-Raûfu(pek şefkatli):

 

“Allah sizin imanınızı zayi edecek değildir. Kuşkusuz Allah Raûf’tur, Rahîm’dir (Bakara suresi, ayet 143).”

 

Kuran-ı Kerim’de er-Raûf güzel ismi yukarıdaki ayette olduğu gibi genellikle er-Rahîm (esirgeyen) güzel ismi ile birlikte geçer. Her iki güzel isim arasında bir anlam yakınlığı bulunmakla birlikte tabii ki bir anlam ayırtısı da söz konusudur.

 

İlgili yerde de belirttiğimiz üzere er-Rahîm güzel ismi sadece Müslümanlara tecelli etmekteydi. Demek ki inanan ve İslam dininin vecibelerini yerine getiren bir insan Allah (c.c.) tarafından esirgenmekte, özel bir korumaya alınmaktadır. Tabii bu esirgenme ve özel korunma imtihan sırrı gereği daha ziyade ahirette tecelli etmektedir. Çünkü bu dünyada başa gelen bela ve musibetler sabırla karşılanıp günahlardan tövbe etmeye neden olurlarsa ahirette mümin için Allah’ın (c.c.) er-Rahîm güzel isminin tecellisi ile cehennem azabında kurtulmaya vesile olabilecektir. Onun için Allah’ın (c.c.) er-Rahmân güzel ismi dünyada inanan, inanmayan herkesi kapsamı içerisine alırken er-Rahîm güzel ismi sadece ahirette Müslümanları ilgilendirmekteydi.

 

Er-Rahîm güzel ismi ile er-Raûf güzel ismi arasındaki anlam ayırtısını şu örneklerde rahat bir şekilde görebiliriz: Allah (c.c.) cehennem azabından kurtulmamız için nefse çok ağır gelen oruç ibadetini farz kılmıştır. Görünüşte oruç yeme, içme, cinsel birleşme gibi doğal ihtiyaçları belli bir zaman aralığında yasaklamakla nefse bir sıkıntıdır. Ama ahirette mümin için cehennemden kurtulmada bir rahmet kapısı olacaktır. Bu yönüyle bu ibadetin temelinde Allah’ın er-Rahîm (esirgeyen) güzel isminin gizli olduğunu görürüz. Bunun yanında tuttuğumuz oruçta bazı kolaylıklar da yaşarız. Bu kişiden kişiye farklılık gösterir: Sağlığımız uygundur; hava, sıcaklık-soğukluk durumu bize zarar vermeyecek özelliktedir; rahat bir işimiz vardır… Daha bunlar gibi  pek çok etkenle bize şefkat edildiği, yaratıcımızın bizi orucun sıkıntılarından koruduğu özel ihsanlar, kolaylıklar göze çarpar. İşte bu noktaların her birisinde Allah’ın (c.c.) er-Raûf (pek şefkatli) güzel ismi tecelli etmektedir.

 

Konuya bir başka örnekle yaklaşmak daha da aydınlatıcı olacaktır sanırım: Hac gibi büyük bir ibadet zorluğundan olsa gerek, mali durumu yerinde olanlar için ömürde bir kere farz kılınmıştır. Peygamberimiz (s.a.s) kabul edilmiş bir haccın karşılığının cennet olduğunu bildirmiştir. Demek ki maddi durumu uygun olanlar için ahiret azıklarından en önemlisi hacdır. Böyle bir ibadet ahirette mümin için Allah’ın (c.c.) er-Rahîm güzel isminin tecellisinde bir vesile olacaktır. Tabii hac ibadeti öyle kolay bir biçimde gerçekleşmez. İşin sadece mali yönü değil pek çok boyutu vardır. Sağlığın, zamanın elvermesi de gerekir. Aslında ölüm gibi insanın dünya işlerinden boşalıp hacca gitmek istemesi ile insan sayısız sorunlar yumağına girer. Ama her hacı sanki özel bir koruma, kolaylık şemsiyesi altında imiş gibi Allah’ın (c.c.) er-Raûf güzel ismiyle sıkıntılarına nasıl şefkatle çözüm yolları sunulduğunu bir ömür boyu anlatamadan edemez, anlatmakla da bitiremez.

 

Er-Raûf güzel ismi ile kula düşen görev, ibadetlerdeki, başa gelen bela ve musibetlerdeki sıkıntılarda sunulan şefkat ellerinin de farkına varıp Allah’a (c.c.) şükürde bulunmaktır.